2 Mayıs 2011 Pazartesi

Lokal bir Psikopatın Günlüğünden...

Kaygısız düşlerin ortasında bir sigara yakıp, sokak lambasının loş ışığıyla dans ediyorum bu gece.
Şimdi herşey puslu ve karanlık, gerçek ve yalın...
Sordum kendi kendime
Freni boşalmış bir hayatın içinde,
hayalleri sakatlanmış lokal bir psikopata dönüşmeden az önce
ne kaldı kazadan geriye, içten yanmalı hüzünlerin dışında???


Şu anda lokal bir psikopatın titrek sesli serzenişlerini dinliyorsunuz,
rutin gün programlarında, tembel çemberler çizip hergün yeniden başa dönen yorgun bir adamın yokoluşuna tanıklık ediyorsunuz.
Lütfen kemerlerinizi çok sıkmayın.
Gevşeyin...


Hergünden bir başka günü çalan içine kapanık bir hırsızın sessiz çığlıklarına kulak verin.
Geçmişin üstüne sıcak bir su için ve yanmış dilinizle konuşmaya çalışın. İnsanlar söylediğinizi anlayacaktır, ama acınızı asla.
Şimdi hayal edin içi kan ağlayan bir palyaçonun tiz kahkalarını.
Kemerleri biraz daha gevşetin...


Hayalleri büyük savaşlarda gazi olmuş bilge bir şovalye gibi, odasına kapanmış, konuşmayan aciz bir adamın savaş günlüğüne bir göz atın.
Fethettiği bütün kalelerden kovulmuş, son kullanma tarihi daha yeni geçmiş bir askerin anılarına.
Geçmişteki güzel günleri yaşama isteği geleceğini karartmış bu ahmağa yakından bakın.
Bence kemer işine hiç girmeyin...
Bir sigara yakın hatta...


Konuk olun mutlu olmayan ama mutsuzlugu rafa kaldırmış bir figüranın samimiyetsiz hayatına.
Baş rolünü istediği bütün filmelerin arka planındaki yetenekli çoçuğa iyi bakın,
sadece arkadaşlarının takdir ettiği lokal bir şöhretin sahte sıfatlarında kaybolun...
Camları açın demiş miydim?


Bugünü yaşamak için geleceğini ipotek ettirmiş bir memurun acısından alın bir dilim.
Zorla çalıştığı sigara kokan ufak bir odada, hergün çilek kokulu bir geleceğin hayaline kuran bu adamın içsel dramasına ağlayın.
Hesabı kitabı olmayan bu korkak adamın gözyaşlarından ders çıkarın...


Atlayın artık camdan çünkü hatırlamıyorum hangi mevsimdi, ama genede kırgınım Sonbahara,
sanırm bir yağmurla başladı herşey ve terk etti bizi, yüreğimizi titreten kızlar...
Yorgun, hasta bir kış çekti tetiğini acı çeken ruhumun ve bir tek ilkbahar ağladı ardımdan...
Bir ben kaldım geriye bir de yalanlarım...
Enkazın içinde kaybolup gitti bütün güzel günler...

1 yorum:

  1. hacı deli yazmışın kalemine sağlık.. esra keş..

    YanıtlaSil